Evrimin ana fikri, yaşamın bir tarihi olduğu yani zaman içinde değiştiği ve farklı türlerin ortak bir ataya sahip olduğudur. Bu sayfalarda, evrimsel değişimin ve türler arası ilişkilerin “soyağaçları” ile nasıl gösterildiklerini, bu soy ağaçlarının nasıl oluşturulduğunu ve bu bilginin canlıların sınıflandırılmasına nasıl etki ettiğini keşfedebilirsiniz.

Burada hem evrimsel tarihin bir kronolojisini, hem de yaşamın tarihindeki belli başlı bazı olayların, örneğin yaşamın ilk ortaya çıkışı ve insanın evriminin ayrıntılarını bulacaksınız. Evrim süreci, türler arasında bir ilişkiler örüntüsü oluşturur. Soylar evrilip bölündükçe ve değişiklikler yeni nesillere kalıtım yoluyla aktarıldıkça, soyların evrimsel yolları birbirinden ayrılır. Bu, evrimsel ilişkilerin dallanmış bir örüntüsünü oluşturur. Türlerin kalıtsal özelliklerini ve başka tarihsel verileri inceleyerek, evrimsel ilişkileri ortaya çıkarabilir ve bu ilişkileri bir soy ağacında gösterebiliriz. Bu soy ağaçlarına soyoluş adı verilir. Aşağıda gördüğünüz soyoluş, dünyadaki bütün yaşamı birbirine bağlayan temel akrabalıkları gösteriyor.

Bütün soyoluş ağaçları gibi bu gördüğünüz ağaç da canlılar arasındaki ilişkilere dair bir hipotezdir. Bu ağaç, bütün yaşam türlerinin akraba olduğunu ve üç ana dalda toplanabileceğini tasvir eder. Bu üç ana dal, genelde üç küme olarak dile getirilir: Archaea, Bacteria ve Eukaryota. Ağacın bir dalına, mesela Animalia’ya (kırmızı daire içinde) odaklanarak o dalın soyoluşunu daha detaylı inceleyebiliriz. Birçok farklı kanıtla destekleniyor olmasına rağmen, bu ağaç muhtemelen hatasız değil. Bilim insanları soyoluş ağaçlarını yeni verilerin ışığında tekrar tekrar gözden geçirip düzeltiyorlar. Veriler toplandıkça zaman zaman hipotezlerin kimisi değiştiriliyor ve ağacın bazı dallarında değişiklikler yapılıyor. Örneğin son 50 sene içinde toplanan birçok veri, kuşların aslında dinozorlarla aynı soydan geldiğini ortaya koydu. Bunun sonucunda ağaçtaki bazı dalların yeniden düzenlenmesi gerekti.

Bir soyoluşu anlamak, tıpkı bir ailenin soy ağacını okumak gibidir. Ağacın kökleri atasal soyları, dalları da o atanın neslinden gelenleri simgeler. Köklerden dallara doğru yol aldığınızda, zamanda ileri doğru gitmiş olursunuz. Bir soy bölündüğünde  ki buna türleşme diyoruz – bu olay soyoluşta bir dallanma şeklinde gösterilir. Bir türleşme olayı meydana geldiğinde, tek bir atasal soy, iki veya daha çok yavru soy ortaya çıkarır. Soyoluşlar, soyların birbiriyle paylaştıkları akrabalık örüntülerini resmetmeye çalışırlar. Her bir soyun geçmişinin bir kısmı sadece kendine özgüdür ve yine bu soy, geçmişinin diğer bazı bölümlerini başka soylarla paylaşır. Benzer şekilde, her bir soy kendisine özgü atalara ve aynı zamanda diğer soylarla paylaştığı ortak atalara sahiptir

Etiketler:,, Okunma 27 Ara 2016

Yazar Hakkında

Anonim {Ahmet Doğukan GÜRBÜZ}ahmetdogukangurbuz@gmail.com

Benzer Yazılar

Ergenekon Destanı

25 Oca 2017

Bilimin Tarihi

25 Oca 2017

Bilim Teknoloji

25 Oca 2017

Roma İmparatorluğu

24 Oca 2017

Yorumlar


Sen de Yorumla!